İran’da İdam Politikaları ve Derinleşen Meşruiyet Krizi

''İran’da idam uygulamaları hukuki bir araç olmaktan çıkmış, sistematik bir siyasal kontrol mekanizmasına dönüşmüştür. Bu mekanizmanın en ağır sonuçları ise Kürtler ve Beluçlar gibi devletsiz topluluklar üzerinde ortaya çıkmaktadır. ''

6 Mayıs 2026 - 09:27
6 Mayıs 2026 - 09:27
 0
İran’da İdam Politikaları ve Derinleşen Meşruiyet Krizi

Amerika–İsrail İran arasında yaşanan gerilim ve çatışmaların yarattığı siyasal ve askeri baskının sonuçları, esas olarak devleti olmayan ve kurumsal savunma mekanizmalarından yoksun topluluklar, etnisiteler üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çerçevede özellikle Kürdler ve Beluçlar, İran İslam Cumhuriyeti’nin güvenlik politikalarının doğrudan hedefi hâline gelmektedir. Savaş ve kriz ortamını fırsata çeviren İran yönetimi, Doğu Kürdistan’ı fiilen kapalı bir güvenlik alanına dönüştürmüş; sivil yaşam üzerindeki denetimi bir işkenceye çevirmiştir.

Jina Emini Protestoları sürecinde Kürd nüfus sistematik ve kitlesel şiddete maruz bırakılmıştır. On binlerce kişi gözaltına alınmış, yalnızca protestolara katıldıkları gerekçesiyle çok sayıda genç idam edilmiştir. Bu süreçte binlerce insan yaşamını yitirmiştir. Son dönemde artan bölgesel gerilimle birlikte, özellikle son üç ayda tutuklamalar, infazlar ve idamlar belirgin biçimde artmış; bu uygulamalar başta Doğu Kürdistan ve Belucistan olmak üzere yoğunlaşmıştır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın idam politikalarını sürdürmesi hâlinde müdahale edilebileceğine dair açıklamaları, uluslararası düzeyde tartışmaları artırmıştır. Bununla birlikte, ABD’nin bölgeye yönelik politikalarının niteliği de eleştiri konusudur. Donald Trump ve Orta Doğu temsilcisi Tom Barrack üzerinden yürütülen stratejilerin, daha önce Suriye/Rojava’da izlenen politikaların İran ve Doğu Kürdistan bağlamında da tekrar edilebileceği yönünde kaygılar dile getirilmektedir.

İran’daki idam politikaları yalnızca dış politika veya güvenlik bağlamında değil, devletin iç kontrol mekanizmaları ve derinleşen siyasal meşruiyet krizi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Özellikle protestolar sonrası gerçekleşen infazların, hukuki süreçlerin doğal sonucu olmaktan ziyade, siyasal baskı ve caydırıcılık aracı olarak işlev gördüğü dikkat çekmektedir.

Son yıllarda idam cezalarında gözlenen artış, uluslararası kamuoyunun ve özellikle Birleşmiş Milletler’in sınırlı tepkisi nedeniyle ciddi eleştirilere konu olmaktadır. Verilere göre yalnızca son iki haftada 21 kişinin idam edildiği, binlerce gözaltı vakasında ise dört binden fazla kişinin akıbetinin belirsiz olduğu belirtilmektedir. Bu tablo, cezai uygulamaların ötesinde, devletin muhalefeti kontrol etme stratejisinin bir parçası olarak savunulmaktadır.

İran’da artan idamlar, hukuki bir yaptırım olmanın ötesine geçerek siyasal krizlere verilen yapısal bir yanıt hâline gelmiştir. Bu durum, yargı mekanizmasının bağımsızlığını yitirdiğini ve devlet şiddetinin kurumsallaştığını göstermektedir. Özellikle Doğu Kürdistanlı Jina Emini’nin öldürülmesiyle başlayan protestolar sonrasında, sokak eylemlerine katılım fiilen “devlete karşı suç” kategorisine dahil edilmiştir. Böylece hukuki kategorilerin siyasal amaçlarla yeniden üretildiği açıkça ortaya çıkmaktadır.

İdamların Siyasal Niteliği ve Yargı Süreçleri İdam edilen bireylerin önemli bir bölümü “ulusal güvenlik”, “casusluk” ya da “yeryüzünde bozgunculuk” gibi geniş ve yoruma açık suçlamalarla yargılanmaktadır. Bu suçlamalar, özellikle protestolara katılan Kürd ve Beluç toplumu üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu durum, adil yargılanma ilkelerinin sistematik biçimde ihlal edildiğini göstermektedir. Amerika-İsrail'e dis geçiremeyen Iran gerici rejimi, intikamı Kürdlerden alıyor. Kürdlere karşı yapılan insanlık dışı saldırılara sessiz kalan Amarika-İsrail ve Batı devletlerde suç ortakları pozisyonundadır.

Gece baskınlarıyla gözaltına alınan insanlardan uzun süre bilgi alamamakta; mahkemeler ise hukuki denetim mekanizmaları olmaktan ziyade siyasal kararların uygulandığı yapılara dönüşmektedir. Bazı vakalarda, işkence altında alınan ifadeler doğrultusunda hızlı yargı süreçleri işletilmekte ve idam kararları uygulanmaktadır.

İdam edilenler arasında Kürd yurtseverlerin dikkat çekici bir şekilde yer alması, etnik temelli hedefleme tartışmalarını gündeme getirmektedir. Hiçbir suçları olmayan, Naser Bakrzadeh, Yaqoub Karimpour ve Mehrab Abdollahzadeh,  gibi isimler, protesto süreçleriyle bağlantılı olarak idam edilmiştir. Özellikle Mehrab Abdollahzadeh vakasında, olay yerinde bulunmadığını gösteren kamera kayıtlarına rağmen idam kararının uygulanması, yargı süreçlerinin güvenilirliğine dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

İnsan hakları raporları, bazı davalarda sanıkların ağır fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakıldığını ve bu yolla itiraf vermeye zorlandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, yargı süreçlerinin delil temelli değil, itirafa dayalı biçimde yürütüldüğünü göstermektedir. Bu zulmü yapan İran rejimi yıkılacak. Ulusal Egemenlik mücadelesi veren Kürdistan Halkı Bağımsızlığını kazanacaktır. Siyaset, olanı yönetmek değil, mümkün olanı kurmaktır. Siyasi lider ve hareketler her şeye hazır olmalı.

Şiddet ve Meşruiyet Krizi Bölgesel gerilimlerin arttığı dönemlerde İran devletinin iç kontrol mekanizmalarını sertleştirdiği görülmektedir. Ancak bu sertleşme, toplumun tüm kesimlerine eşit biçimde yönelmemekte; özellikle devletsiz ve savunmasız uluslar, halklar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çerçevede idamlar, yalnızca bir cezalandırma aracı değil; korku üretimi, muhalefeti bastırma ve siyasal kontrolü sürdürme mekanizmasıdır.

Sonuç olarak, İran’da idam uygulamaları hukuki bir araç olmaktan çıkmış, sistematik bir siyasal kontrol mekanizmasına dönüşmüştür. Bu mekanizmanın en ağır sonuçları ise Kürtler ve Beluçlar gibi devletsiz topluluklar üzerinde ortaya çıkmaktadır. Bu durum, hem insan hakları hem de hukukun üstünlüğü açısından derin ve yapısal bir krizi işaret etmektedir.

[email protected]    

 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 582 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 20:32:51